Değerlerimizle yaşamak ve özümüzü korumak, ruhumuzun derinliklerini Allah'ın ayetleriyle aydınlatmaktır.
İnsanı en güzel biçimde yaratan Yaratıcı, hayat yolculuğunda adımlarımızı güzel ahlak ölçüleri ve ilahi öğütlerle sağlam atmamızı ister.
Nitekim Kur'an-ı Kerim'de, “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder...” (Nahl suresi, 16/90) buyrulur.
Bu ilahi öğüt, yalnızca bireysel bir erdemi değil, aynı zamanda samimiyet, iyilik ve adalet üzerine kurulu huzurlu bir toplumun önemini de hatırlatır.
Özümüzü kaybetmemek, modern dünyanın telaşı ve geçici hevesleri arasında manevi köklerimize sımsıkı sarılmak demektir.
Hayatın koşuşturmacası içinde kalbimizi diri tutmak, davranışlarımızı sorgulamak ve kendimizi iyilikle geliştirmek büyük önem taşır.
Şems suresinin 9. ayetinde, “Nefsini arındıran elbette kurtuluşa ermiştir.” buyrularak insanın iç dünyasını temiz tutmasının önemi vurgulanır.
Çünkü insan, inandığı ve benimsediği değerlerle yaşamına anlam katar. Bu değerlerden uzaklaştığında ise kendi iç sesiyle ve vicdanıyla kurduğu bağ zayıflayabilir.
Bugün bize düşen en önemli sorumluluk, çağın imkânlarını en iyi şekilde değerlendirirken bizi biz yapan güzel değerleri korumaktır.
Küçük hesaplara takılmadan, emanet bilinciyle yaşayan bir insan olmanın yolu; samimiyetimizi, vicdanımızı ve erdemli duruşumuzu her daim canlı tutmaktan geçer.
Zira asıl zenginlik, kalbin ve vicdanın huzurudur.
Unutmayalım ki özünü ve değerlerini unutmayan insan, köklerine sımsıkı tutunan bir ağaç gibi hep yeşil kalacak ve etrafına huzur vermeye devam edecektir.
Halime KAYA
Yazar
